İlamlı icra takibi, alacaklının elinde kesinleşmiş veya icra edilebilir nitelikte bir mahkeme kararı (ilam) bulunması hâlinde, bu karara dayanarak doğrudan icra dairesi aracılığıyla alacağını veya kararda hükmedilen edimi yerine getirtmesini sağlayan takip yoludur.
Para ve teminat dışındaki alacaklarda örneğin bir altın borcuna ilişkin yapılan takip ilamlı icra takibi olması zorunludur. Para ve Teminat alacaklarında alacaklı taraf genel haciz yoluyla takip veya ilamlı takip yoluna gitmesi mümkündür.
İlamsız takip ile ilamlı icra takibinde takibin kesinleşmesine kadarki aşamalar farklı olup sonraki haciz ve satış aşamaları aynıdır.
İlamlı icra takibi Türkiye genelindeki tüm icra dairelerinde açılabilir. Mahkeme kararları tüm Türkiye genelinde geçerlidir.
İlamlı icra takibinde icra emri borçluya tebliğ edildikten sonra 7 gün içinde borcunu ödemek zorundadır aksi halde takip kesinleştirilir ve alacaklı taraf borçlunun mal varlığı sorgulamasını yapabilir.
İcra emrine itiraz yolu yoktur, çünkü mahkeme kararına istinaden başlatılan bir takip yoludur.
- Mahkemenin ara kararlarına karşı ilamlı icra takibi başlatılamaz.
- Tespit hükümleri niteliği gereği ilamlı icraya konu edilemez. Ancak tespit dosyalarındaki yargılama giderleri ve vekalet ücreti kısımları hüküm kesinleşince ilamlı icraya konu edilebilir.
- İhtiyati haciz, ihtiyatı tedbir gibi geçici korumaya ilişkin mahkeme kararları ilamlı icraya konu edilemez.
- Eda hükümlü ilam veya İcra iflas kanunu madde 38 da sayılan belgeler ilamlı icraya konu edilebilir. Madde 38 de sayılanlar (arabuluculuk tutanakları sulh hukuktan şerh edilebilirlik şerhi alınca, avukatlık kanunu 35 A uzlaşma tutanakları, sigorta hakem heyeti kararları ve noter düzenleme senetleri, baroların disiplin kararları) ilam sayılır ve ilamlı icra yoluyla tahsil olunur.
- Arabuluculuk anlaşma tutanakları ilamlı icraya konu edilebilir ancak Sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir. Bunun tek istisnası ticari işlerdeki uyuşmazlıklarda yapılan anlaşma tutanakları için tarafların ve avukatların imzası olduğunda icra edilebilirlik şerhinin alınmasına gerek yoktur.
İlamlar kural olarak kesinleşmeden ilamlı icraya konu edilebilir. Ancak bunun istisnaları vardır. Kesinleşmesi gerek olan bir ilam kesinleşmeden icra takibine konu edilmişse borçlu şikayet edebilir.
Taşınmazın aynına ilişkin kararlar (tapu iptal tescil kararı, irtifak tesisi kararı) ilamlı icra takibi yapılması için kesinleşmesi gerekir.
Tasarrufun iptali davasına ilişkin kararlar ayni olmayıp şahsi dava olduğundan ilamlı icra takibine konu edilmesi için kesinleşmesine gerek yoktur.
Şahsın hukukuna ve aile hukukuna ilişkin davalar kesinleşmeden icra edilemez. Bu kuralın en önemli istisnası ise nafaka kararlarıdır.
Boşanma kararları kesinleşmeden icraya konulamaz ancak ziynet eşyalarının iadesi boşanmanın ferri bir sonucu olmadığından kesinleşmeden icraya konu edilebilir. Boşanmanın ferri sonuçlarından birisi olan maddi manevi tazminat kararlarında ise kesinleşmeden ilamlı icraya konu edilemez.
Ceza Mahkemesi kararları mutlaka kesinleşmesi gerekir. Kesinleşmeden ilamlı icraya konu edilemez.
İlama bağlı bir alacak için ilamsız icra takibi başlatılamaz çünkü hukuki bir yarar bulunmamaktadır.
Alacaklı İlama aykırı bir şekilde icra takibi başlatılmışsa Borçlu bu hususa itiraz edemez sadece icra mahkemesinde şikâyet yoluna gitmelidir.
İLAMLI TAKİP BAŞLATMADAN ÖNCE İDAREYE BAŞVURUNUN-ZORUNLU OLDUĞU-BAŞLICA DURUMLAR ŞUNLARDIR=
- İdari yargı kararları (ilgili idareye başvur 30 gün bekle sonra açılır.)
- SGK’nın taraf olduğu kararlar
- CMK gereğince verilen tazminat kararları
- Kamulaştırma Kanunu hükmedilen bedel, tazminat, vekalet ücreti, yargılama giderlerinde önce idareye başvurulur, daha sonrasında idare borcunu ödemezse icra takibi yoluna gidilmelidir.