Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip, yalnızca kambiyo vasfını taşıyan senetlere dayanılarak başlatılabilir. Bu senetler; bono, çek ve poliçedir. Elinizde bu nitelikleri taşıyan bir senet varsa, alacaklı olarak doğrudan bu takip yoluna başvurmanız mümkündür.
Takip, alacaklının icra dairesine sunduğu takip talebi ile başlar. Ancak burada önemli bir husus vardır: İcra dairesi, ödeme emrini borçluya göndermeden önce bazı konuları re’sen, yani kendiliğinden inceler. Bu inceleme, takip hukukunda hayati öneme sahiptir.
İcra dairesinin re’sen inceleyeceği hususlar sınırlıdır ve şunlardır:
Öncelikle senedin kambiyo senedi niteliği taşıyıp taşımadığı incelenir. Bu değerlendirme Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre yapılır. Senet kambiyo vasfını taşımıyorsa, kambiyo takibi yapılamaz.
İkinci olarak, alacaklının yetkili hamil olup olmadığı denetlenir.
– Emre yazılı senetlerde, düzgün bir ciro silsilesi ile senedi elinde bulunduran kişi yetkili hamildir.
– Nama yazılı senetlerde, usulüne uygun bir alacağın temliki zinciri aranır.
– Hamiline yazılı senetlerde ise senedi fiilen elinde bulunduran kişi yetkili hamil sayılır.
Üçüncü olarak, senedin vadesinin gelip gelmediği kontrol edilir. Vadesi gelmemiş bir senet kambiyo takibine konu edilemez.
Dördüncü ve uygulamada en sık sorun yaşanan husus ise senedin aslının takibe eklenip eklenmediğidir. Elektronik ortamda senedin taranmış örneği sisteme yüklenir; ancak bu yeterli değildir. Senedin aslı, takip talebinden itibaren üç gün içinde icra dairesine sunulmalıdır.
Bu süre içinde asıl senet sunulmazsa, borçluya ödeme emri tebliğe çıkarılmaz. Senedin aslının teslim edildiğine dair mutlaka alındı belgesi alınmalıdır. Senedin kaybolması hâlinde sorumluluk doğrudan avukata aittir.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer risk, açık senetlerdir. Zorunlu unsurları eksik olan bir senedin sisteme taranıp daha sonra doldurulması ve aslı ile taranan örnek arasında farklılık bulunması, ciddi hukuki sorunlara yol açar. Bu nedenle senet, tamamen doldurulup takibe hazır hâle getirildikten sonra taranmalı ve aynı içerikteki aslı icra dairesine sunulmalıdır.
Beşinci olarak, protesto evrakı gerekip gerekmediği incelenir. Takipte yalnızca asıl borçlu değil de müracaat borçluları da borçlu olarak gösterilmişse, protesto belgesinin bulunması zorunludur.
ÖDEME EMRİNİN TEBLİĞİ VE BORÇLUNUN HAKLARI
Ödeme emri borçluya tebliğ edildikten sonra, borçlunun başvurabileceği iki temel yol vardır: itiraz ve şikâyet.
Bu takip yolunda itiraz süresi 5 gündür, ödeme süresi ise 10 gündür. İtiraz, doğrudan İcra Mahkemesi’ne yapılmalıdır. İtiraz süresi geçtikten sonra takip hemen kesinleşmez; zira borçlunun ödeme süresi olan 10 günün dolması beklenir. Bu sürenin sonunda takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir.
Burada önemli bir ayrıntı vardır: Yanlış yere yapılan itiraz, hukuki sonuç doğurmaz.
İtiraz icra dairesine yapılırsa, icra dairesi bunu icra mahkemesine göndermez. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, yanlış mercie yapılan itiraz geçerli sayılmaz.
Kambiyo takibinin temel özelliği şudur: İtiraz, takibi durdurmaz.
İtiraz yalnızca satış işlemlerini durdurur. Bu nedenle borçlular, çoğu zaman itirazdan sonuç alamadıkları için menfi tespit davası yoluna başvururlar.
KAMBİYO TAKİBİNDE ŞİKÂYET YOLU
Re’sen incelenmesi gereken hususlarda hata yapılmışsa, şikâyet yoluna gidilir. Ayrıca bu takip yoluna özgü olarak, ödeme emrine karşı şikâyet imkânı da vardır. Bu şikâyet süresi de 5 gündür.
Eğer senet kambiyo vasfında değilse veya alacaklı yetkili hamil değilse, ödeme emrine şikâyet yoluna gidilir ve bu durumda kambiyo senetlerine özgü ödeme emri tebliğe çıkarılamaz.
İMZAYA İTİRAZ VE UYGULAMADAKİ KRİTİK NOKTA
Kambiyo senedinde imzaya itiraz edilmesi, takibi kendiliğinden durdurmaz. Bu noktada Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 209. maddesi uygulanmaz. Takip devam eder.
Bu nedenle imzaya itiraz eden borçlu, ayrıca icra mahkemesinden tedbir yoluyla takibin durdurulmasını talep etmelidir.
Uygulamada sık rastlanan senaryolar şunlardır: Senet dolandırıcılıkla alınmış olabilir, zorla imzalatılmış olabilir ya da sahte olabilir. Bu hâllerde;
– İtiraz tek başına takibi durdurmaz.
– Takipten sonra açılan menfi tespit davasında, takibin durdurulması için yüksek oranlı teminat yatırılması gerekir.
– Eğer alacaklı hakkında ceza yargılaması yürüyorsa, ceza mahkemesinden takibin durdurulması talep edilebilir. Bu yönde Yargıtay kararları mevcuttur.
KAMBİYO SENEDİNİN ZORUNLU UNSURLARI (BONO ÖRNEĞİ)
Bir bononun geçerli sayılabilmesi için zorunlu unsurlarının tam olması gerekir. Örneğin lehtarın adı bulunmayan bir bono, geçersiz kabul edilir ve takip iptal edilir.
Bonoda özellikle şu unsurlar kontrol edilmelidir:
– “Bono” ibaresi yer alıyor mu?
– Kayıtsız ve şartsız ödeme vaadi var mı?
– Vade tarihi belirtilmiş mi? (Belirtilmemişse görüldüğünde ödenir)
– Ödeme yeri yazılı mı?
– Lehtarın adı açıkça belirtilmiş mi?
– Düzenleme yeri yazılı mı? Yazılı değilse, keşidecinin adının yanındaki yer düzenleme yeri sayılır; o da yoksa bono geçersizdir.
– İmza mevcut mu?
Uygulamada sıkça “ticari senetlerde çift imza gerekir” şeklinde yanlış bir kanaat vardır. Tek imza da borç altına girmek için yeterlidir. Ancak şirket adına düzenlenen senetlerde iki imza atılmışsa, ikinci imza sahibi kişi şahsen de borç altına girmiş olur.
ÇEKLER VE KAMBİYO TAKİBİ
Kambiyo takiplerinde çekler çok sık kullanılır. Ancak çeklerin bankaya ibraz edilmesi zorunludur. Bankaya hiç ibraz edilmemiş bir çek kambiyo takibine konu edilemez.
Öte yandan, çek üzerinde ödeme yasağı bulunması, kambiyo takibi başlatılmasına engel değildir. Takip başlatılabilir.
Eğer banka, her çek yaprağı için sorumlu olduğu tutarı ödemişse, takibe konu alacaktan bu miktarın düşülmesi gerekir. Aksi hâlde takip hatalı olur.