USULSÜZ TEBLİGAT NEDİR? NASIL İTİRAZ EDİLİR?

İcra takiplerinde uygulamada sık karşılaşılan sorunlardan biri usulsüz tebligat meselesidir. Çoğu zaman borçlular, kendileri hakkında başlatılan icra takibinden ancak takip kesinleştikten sonra haberdar olabilmektedir. Bunun temel nedeni ise tebligatın kanunda öngörülen usule uygun yapılmamış olmasıdır.

Öncelikle bilinmesi gereken önemli bir husus vardır: İcra dairesi usulsüz tebligatı kendiliğinden (re’sen) dikkate alamaz. Bu nedenle borçlunun bu duruma karşı belirli bir prosedür çerçevesinde hareket etmesi gerekir.

Örneğin; genel haciz yolu ile başlatılmış bir icra takibinde ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği görülmektedir. Ancak tebligat gerçekte borçluya bizzat teslim edilmemiş, muhtara bırakılmış veya usule uygun olmayan başka bir yöntemle yapılmış olabilir. Bu durumda takip sistem üzerinde kesinleşmiş gibi görünse de, borçlu çoğu zaman bu durumu daha sonra öğrenmektedir.

Usulsüz Tebligat Halinde İzlenmesi Gereken Yol

Usulsüz tebligatın varlığı halinde ilk olarak icra müdürlüğüne itiraz edilmesi gerekir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: icra müdürlüğü usulsüz tebligatı inceleme yetkisine sahip değildir. Bu nedenle yapılan başvuru çoğu zaman talebin reddi ile sonuçlanır.

İcra dairesine yapılan itirazda temel olarak şu hususlar belirtilir:
Takibin belirli bir tarihte tebliğ edilmiş ve kesinleşmiş göründüğü, ancak borçlunun bu durumu fiilen daha sonraki bir tarihte öğrendiği ifade edilir. Öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde itiraz edildiği belirtilerek takibin durdurulması talep edilir.

Ancak icra müdürlüğü bu talebi değerlendirme yetkisine sahip olmadığı için genellikle talebi reddeder. Bu noktadan sonra yapılması gereken işlem İcra Hukuk Mahkemesine şikayet yoluna başvurmaktır.

İcra Mahkemesine Başvuru

İcra mahkemesine yapılacak başvuruda;

  • Tebligatın usulsüz olduğunun tespiti,
  • Tebliğ tarihinin düzeltilmesi,
  • Yapılan itirazın süresinde yapılmış sayılması

talep edilir.

Bunun yanında, mahkeme incelemesi sonuçlanıncaya kadar icra işlemlerinin ilerlememesi için takibin tedbiren durdurulması da talep edilebilir. Böylece haciz veya diğer icra işlemlerinin devam etmesinin önüne geçilmesi mümkün olur.

Tebligatta Sık Karşılaşılan Usulsüzlükler

Uygulamada tebligat işlemlerinde çeşitli usulsüzlükler ile karşılaşılabilmektedir. Örneğin;

  • Tebligat muhtara bırakılmış olsa dahi en yakın komşuya haber verilmemesi,
  • Haber verilen kişinin kimliğinin veya adresinin tebliğ zarfında belirtilmemesi,
  • İşyerine yapılan tebligatta şirket yetkilisine ulaşılmadan doğrudan başka bir çalışana teslim edilmesi,
  • Yetkili kişilerin neden bulunamadığının tebligat evrakında açıklanmaması

gibi durumlar sıklıkla usulsüzlük sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Süre Konusu ve Öğrenme Tarihi

Usulsüz tebligat durumunda en kritik konu öğrenme tarihidir. Borçlu, icra takibini öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde gerekli başvuruları yapmak zorundadır.

Son dönemde icra mahkemeleri öğrenme tarihini değerlendirirken özellikle UYAP ve e-Devlet kayıtlarını da dikkate almaktadır. Kişinin bu sistemler üzerinden dosyayı görüntülediği tarih, çoğu zaman öğrenme tarihi olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle sürelerin doğru tespit edilmesi ve zamanında işlem yapılması büyük önem taşımaktadır.

İcra takiplerinde usulsüz tebligat, hak kayıplarına yol açabilecek önemli bir konudur. Bu nedenle tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının dikkatle değerlendirilmesi ve gerekli hukuki başvuruların süresi içerisinde yapılması gerekmektedir.

Meryem Karagöz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir