İCRA DOSYALARINDA EK TAKİP TALEPLERİ

İcra uygulamasında sıkça karşılaşılan konulardan biri de ek takip talebidir. Ek takip talebi, mevcut bir icra dosyasında ilk takip talebinde yer almayan ancak sonradan ortaya çıkan veya mahkeme kararıyla hüküm altına alınan alacak kalemlerinin aynı icra dosyası içerisinde takibe konu edilmesini sağlayan usul işlemidir. Özellikle itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davaları sonrasında ortaya çıkan alacak kalemlerinin takibe nasıl dahil edileceği noktasında ek takip talebi önemli bir uygulama alanı bulmaktadır.

Somut bir örnek üzerinden açıklamak gerekirse; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 100.000 TL alacak için ilamsız icra takibi başlatılmış olsun. Borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine takip durur ve alacaklı tarafından itirazın iptali davasıaçılır. Mahkeme yapılan yargılama sonucunda itirazın iptaline ve takibin devamına karar verebilir. Bunun yanında mahkeme, alacağın likit olması halinde %20 oranında icra inkâr tazminatına, ayrıca vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedebilir. Örneğin mahkeme kararında 20.000 TL icra inkâr tazminatı, 15.000 TL vekalet ücreti ve 5.000 TL yargılama gideri yer alabilir.

Bu noktada önemli olan husus şudur: 100.000 TL’lik asıl alacak bakımından yeni bir takip başlatılmaz. Mahkemenin itirazın iptaline karar vermesiyle birlikte duran ilamsız takip kaldığı yerden devam eder. Alacaklı vekili icra dosyasına sunacağı bir dilekçe ile mahkeme kararını bildirerek takibin kesinleştirilmesini ve borçlunun malvarlığı üzerine haciz konulmasını talep edebilir. Ancak mahkeme kararıyla hüküm altına alınan icra inkâr tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri, ilk takip talebinde yer almayan kalemler olduğundan bunların dosyada tahsili için ek takip talebi hazırlanması gerekir.

Uygulamada ek takip talebi hazırlanırken, UYAP sistemi üzerinden sıfırdan bir takip başlatıyormuş gibi takip talebi oluşturulur, ancak bu takip tamamlanmaz. Oluşturulan takip talebi sistemden alınarak icra dosyasına sunulacak dilekçeye eklenir. İcra müdürlüğüne hitaben yazılan dilekçede, ilgili mahkemenin itirazın iptali kararına dayanılarak yargılama giderleri, vekalet ücreti ve icra inkâr tazminatı yönünden ek takip talebi sunulduğu belirtilir ve bu kalemler bakımından borçluya icra emri gönderilmesi talep edilir. Böylece ilk takip ilamsız takip niteliğinde olsa dahi, bu yeni alacak kalemleri aynı dosya üzerinden tahsil edilebilir.

Bu kalemlerin ayrı bir icra takibine konu edilmesi çoğu durumda hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle şikayet konusu yapılabilir. Zira aynı alacaktan doğan ve aynı dosyada tahsili mümkün olan kalemler için ayrıca yeni bir takip başlatılması, icra hukukunun usul ekonomisi ilkesine aykırı kabul edilmektedir.

Ek takip talebinin uygulamada karşımıza çıktığı bir diğer alan ise nafaka dosyalarıdır. Örneğin tedbir nafakasına ilişkin ilamsız takip başlatılmış ve daha sonra mahkeme kararıyla nafaka miktarı artırılmış olabilir. Bu durumda artan nafaka miktarı ile arada biriken nafaka alacakları, mevcut icra dosyası üzerinden ek takip talebi ile talep edilebilir.

Önemle belirtmek gerekir ki infaz edilmiş, yani tamamen tahsil edilerek kapatılmış bir icra dosyasında artık ek takip talebinde bulunulamaz. Ek takip talebi yalnızca halen derdest ve açık olan icra dosyalarında ileri sürülebilir.

Uygulamada yapılan bir diğer hata ise ölü kişi aleyhine başlatılan takiplerde görülmektedir. Borçlunun vefat etmiş olması halinde alacaklı tarafından çoğu zaman doğrudan mirasçılara ödeme emri gönderilmesi talep edilmektedir. Oysa Yargıtay uygulamasına göre, ölü kişi aleyhine başlatılmış bir takipte mirasçılara yönelinebilmesi için mirasçılar hakkında usulüne uygun şekilde ek takip talebi düzenlenmesi gerekir. Mirasçılar hakkında ek takip talebi yapılmadan doğrudan ödeme emri veya icra emri gönderilmesi takibin iptaline sebep olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır.Nitekim Yargıtay, bu hususun mahkemeler tarafından re’sen gözetilmesi gerektiğini de kabul etmektedir.

Sonuç olarak ek takip talebi, icra dosyasının kapsamını sonradan ortaya çıkan alacak kalemleri bakımından genişleten ve uygulamada büyük önem taşıyan bir kurumdur. İtirazın iptali davaları, nafaka takipleri ve mirasçılara yöneltilen takipler başta olmak üzere birçok icra işleminde doğru şekilde kullanılmadığı takdirde takibin iptali gibi ciddi sonuçlar doğurabilecek usul hatalarına yol açabilmektedir. Bu nedenle uygulamada icra dosyasının kapsamı dikkatle incelenmeli ve sonradan doğan alacak kalemleri bakımından ek takip talebi yoluna başvurulması gerektiği unutulmamalıdır.

Meryem Karagöz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir